Mühürlü Kalpler

En son güncellendiği tarih: May 28




Kucağında kıymetli hediyelerle hem önem verdiğin hem de çok sevdiğin birinin kapısını çaldığını hayal et. Ve evde olduğunu bildiğin halde, sana kapıyı açmadığını...

Defalarca çaldığın halde, zaman zaman perdeyi aralayıp kaçamak birkaç bakış attığı ve seni gördüğü halde, yine de kapıyı açmadığını düşün...

Ona verdiğin önemin ve onun için hissettiğin muhabbetlerin hatırına, belki bir süre daha ısrarla kapıyı çalmayı devam ettirdikten sonra çekip gidersin o kapıdan. Bir daha da asla uğramazsın...

Allah, kullarının kalplerinin kapılarını da işte böyle çalar.

Bazen bir kuş ötüşü ile...

Bazen çiçek açmış bir badem ağacının dalları ile...

Bazen gökyüzünden gelip geçen, gözlere tüy gibi hafif görünürken, karnında yüzbinlerce ton bereketli yağmur damlasını taşıyan bulutlarla...

Dağların, taşların, sert pütürüklü milyon yıllık kayaların arasından, tarifinden aciz kaldığımız, fakat apaçık hissedebildiğimiz bir sevinçle çağlayan tatlı pınarlar ile...

Sabahları Güneş ile, geceleri Ay ile, koyu lacivert kadifeden bir yorganın üzerine işlenmiş inci taneleri gibi parıldayan yıldızlar ile...

Bir tek bir nakış içinde bin farklı nakışın işlendiği çıplak gözle bile görülebilen, bir kelebeğin kanadı, bir bebeciğin öpmelere kıyılamayan yanağı ile...

Allah, kullarının kalplerinin kapılarını böyle türlü vesilelerle çalar...

İnsanlardan bazıları kapılarını ardına kadar açar, bazıları şöyle bir aralayıp “Kim gelmiş?” diye bakıverir sadece...

Bazıları da hiçbir zaman açmaz. “Bir ses duydum ama kim bilir neyin sesiydi?” der. “Kendiliğinden olup bitmiştir muhtemelen. Yahut doğal bir şeydir. Belki de tesadüflerin eseridir bu... Kimseyi görmediğime göre, kimsenin, kimsenin kapısını çaldığı da yok... ”

Ve kendilerine yeteri kadar fırsat tanınan ama türlü bahanelerle bu fırsatları ısrarla geri çevirenlerin kapıları, bir gün artık hiç çalınmaz olur. İşte kalpleri mühürlenenler de onlardır... (HÜZÜNLÜ TEBESSÜMLER kitabı'ndan)




0 görüntüleme