CANAVAR / Sormagir Mahallesi Hikâyeleri

En son güncellendiği tarih: Nis 27




BU KORKUNÇ söylenti ilkin Küçük Hayrullah Camii’ne sabah namazına giden, Allah kabul etsin namazlarını kıldıktan sonra da Pötürgeliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nde toplanıp çay içenler arasından çıktı. Dediklerine göre onu ilk gören, Emekli başkomser Necati Düpdürer imiş.

–Yoktu tabancam yanımda yoktu! Olsaydı ah!

–Ne olacaktı?

–Canım ne olacaktı? Önce bir iki el uyarı atışı yapacaktım. Baktım korkup kaçmıyor, artık yapacak bir şey yok! Gez, göz, arpacık! Grauvv grauvv! İki el yeter!

–Yazıktır günahtır!

–Allah Allah! Biz de severiz yaradılanı Yaratandan ötürü de, çoluğa çombalağa dalar diye korkuyoruz!

–Aç kalmıştır o aaaç! Yoksa niye insin Sormagir’e.

–Abe sağa sola etcik metcik bişeycikler koysak ulmaz mı?

–Oooo! Sakın! Sakın! Sakın! O vakit bütün sülalesini takar peşine gelir.

–Usmanlı goymuş be ya! Baaakmış ep bu ayvancıklara!

–Koymuş da nere koymuş? Götürüp dağın başına koymuş.

–Abe duğri süyledin oni…

Gün akşama kalmadan haber bütün mahalleye yayıldı. Evlerin duman tüten bacalarını, merak ile karışık bir korku sardı.

Nasıl sarmasın? Sormagire kurt inmiş kurt! Kurt dediysem elma kurdu değil elbet, bildiğin canavar!

İnmiş de ne yapmış? Ne yapmamış ki?

Rıfat Bakkal’ın dediğine göre, dükkanın kepenklerinde hep diş izi varmış.

–E tabii aldı içerdeki sucuğun pastırmanın kokusunu durur mu? Dalmış fakat girememiş!

Bakkala girememiş ama Metanet Teyzelerin elmalıktaki kilere girmiş.

–Kavurma küpünü devirmiş, mundar etmiş. Daha da yenmez!

Yadigar Emice’ye göre derneğin önündeki saksıları deviren kesin canavarın bizzat kendisi olmalıymış. Yoksa o koca koca yağ tenekesinden saksıları kedi köpek devirebilir mi? Mümkün değil!

–Gözüm gibi baktığım bodur limon kırılmış.

–Cana geleceğine mala gelsin Yadigar.

–Diplerini de hep eşelemiş.

– Mala gelsiiiin boşveeer…

Başkomser Necati Düpdürer, Sormagir Mahallesi’nin muhtarı emekli Müze Müdürü Mümtaz Bey’e bir talimatname yazıp verdi. Mümtaz Bey de hopörlerden bütün mahalleye talimatnameyi okudu ki, millet tedbirini alsın. Kurdun şakası olmaz!

“Dikkat Dikkat! Sormagir Mahallesi sakinlerinin dikkatine. Mahallemize kurt dadanmış olup, mahalle sakinlerinin tedbirli davranması önemle rica olunur!”

Mümtaz Amca, Başkomserimin uzun talimatnamesini okuyunca herkes tabii tedbirini aldı. Kapılara kilit üstüne kilit vuruldu.

İdris Takacı, kömürlükten sağlam bir sopa alıp baş ucuna koydu o gece öyle yattı. Ne oluuuuur, ne olmaz.

Tacettin Taci, sadece kurdun duyacağı ses dalgaları yayabilen bir alet icat etmenin hayallerini kurdu. Aletin ismi KURTKAÇIRAN olacaktı orası kesin de, aletin kendisi nasıl olacaktı, orası pek belli değil…

Safinur Tazenane, o gece anne ve babası ile birlikte yatmak gibi bir teklifte bulunduysa da, teklifi kabûl görmeyince odasına gitti yattı. Başını yorganının altına sokup, dualar ve aminlerle uyudu.

Mahpeyker Çıtırak hiç tınmadı bile! E tabi apartmanda oturuyorsan beşinci katta, kurttan falan korkmazsın! Kurtların merdiven çıkabildiklerini bilse, tabii o kadar rahat uyuyamazdı…

–Kurtlar merdiven çıkabilir mi?

–Kız ne diyorsun? Asansöre bile binebilir. Ama düğmeye basamaz ona sen basacaksın!

Küçük güzel bir bahçe içinde, tek katlı alçacık bir evde oturan Cengiz Tatak, uyku iyice bastırıp kendisini devirene kadar pencereden dışarıya baktı. Ne zaman sokakta bir kara karartı görse, yüreciği gübarak gübarak kabarır, karartının kurt olmadığını anlayınca da, bir açlık hisseder ve Vasfiye Teyze’nin ertesi gün gelecek misafirler için yaptığı peynirli poğaçalara dalardı. Uyuyana kadar yarısını yedi bitirdi poğaçaların.

Nefise Gügüm ile Cemile Mürdüm, Nefise’nin babasının balık ağını kömürlükten çıkardılar. Cemilelerin bahçeye akıllarınca bir kurt tuzağı kurdular. Gecenin bir vakti tuzağa iki tekir kedi yakalandı mı sana! Mauvv Mauvvv Mauvvv mahalleyi ayağa kaldıran hayvancıkları, Nefise’nin babası balıkçı Dursun Amca kurtardı.

Kurdu ilk gören Başkomser Necati Düpdürer, elbette bütün geceyi tetikte geçirdi. Zaman zaman kapı önüne çıktı, sokak başlarına kadar gidip etrafı kolaçan etti. Nöbet tuttu, tabanca belinde devriye gezdi…

Metanet Teyze, evinin balkon ve bahçesinde ne kadar ampül varsa hepsini yaktı bütün gece.

Belkis Abla ile annesi Tevhide Teyze de kurdu takmayanlardandı. Valla o kurt canavarı, Belkıs Abla’nın attığı taşı nasıl denk getirebildiğini bilse, zaten hiç yanaşmaz onların evine. Ama nerden bilecek şimdi hayvan…

Gelelim Çatapat Fabrikasının gece bekçisi İcabettin Dayıya. Eee şimdi adam gece bekçisi ya, elbette en kritik görev onun. O ne yaptı dersiniz.

O da kangal kırması azgın köpeği Toroman’ı tasmasından tutup çeke çeke bekçi kulübesinin dibine, nah böyle bileğim gibi kalın bir zincir ile bağladı.

–Seni acıh gezesin hava alasın diye bırahtıh hele şu ettiğin işe hele! Mahalleyi ayaga vurdin. Hiç utanmisan! Millet dagdan canavar indi gurt indi diyine gorgudan uyamiyr! Başın toprah yiye, zağarın eniği seni he!



illüstration: Ceyhun Şen

180 görüntüleme